yoğun günler

birkaç gündür blogumla doğru dürüst ilgilenemedim. ev işleri, zeynep+dersler doğal yogunluklardı benim için, yani onları düzene koymuş, bir şekilde bloguma zaman ayırabiliyordum. ama bunların üzerine bir de gezmeler:) başlayınca iyice yorulmaya ve vakit sıkıntısı yaşamaya başladım.
pazartesi, eskilerden tanıdığım ama birbirimizi yakından tanımaya fırsatımızın olmadıgı bir arkadaştaydım. benim taşındığım semtte oturuyormuş o da, birbirimizi bulduk ve ilk ziyareti ben yaptım.

4 aylık minicik bir oğluşu var, melih maşallah (aman nazar değmesin) çok uslu bir bebek. onun böyle uslu olması benim zeynebim için bulunmaz bir fırsattı, melih’in oyuncaklarıyla doyasıya oynadı. biz de bol bol muhabbet ettik, bir insan bir dünyadır ya, ben de onun sayesinde yeni bir dünyaya adım attım. çok sakin, huzurlu, fedakar gözüktü gözüme bu dünya, ve hayatıma birçok güzellik katacak gibi…  bana bir günde bu duyguları yaşatabildiği için yeni arkadaşım ayşe’ye teşekkür ediyorum. (bu yazıyı okuduğunda şaşıracaktır eminim:)
dün arkadaşlarla toplandık, akşam ise annemlere gittik. annemler bir süreliğine balıkesir’den burdaki evlerine geldiler. tabii bu benim işime yaradı. bugün zeynebi anneme bırakıp karacabeye gezmeye gittim arkadaşlarla. çok güzel birgündü, yeni yerler yeni hayatlar tanıdım yine. güzel muhabbetler ettik, imrendiğim, onlar gibi olmak istediğim kişilerin hayatlarından bahsettik ve tabii bizim için hazırlanmış olan güzel yemekleri de afiyetle miğdeye indirdik 🙂
az sonra hazırlanıp kursa gitmem gerek, dönüşte eşimle birlikte zeynebi ananesinden alıp evimize geliriz. yarın için babamın bize balık ızgara sözü var, anlıyacağınız yarın yine evde yokuz.  farkındayım bu aralar biraz fazla geziyorum:)))