sevgililer gününün ardından, İskender Pala ve Aşk

bu yıl sevgililer gününde bir değişiklik yaptık ve başbaşa geçirmek yerine memlekete gittik, hediye olarak da ben eşime ”annesini” o da bana ”annemi” verdi. şimdiye kadar aldığım hediyeler içinde en paha biçilmezi buydu, anneden-anneyle birlikte olmaktan daha kıymetli bir hediye olabilirmi ki zaten?annecim benim, seni öyle çok özlemişim ki, çok iyi geldi bu 2 gün bana. iyi ki varsın!..
ve sevgilim, eşim, herşeyim. ömrümün bütün sevgililer günlerini, aslında bütün günlerini seninle geçirmek istiyorum ben. öyle mutluyum ki seninle ve öyle çok seviyorum ki seni… canımmmmsın benim:)
aslında niyetim bunları yazmak değildi, nerden çıktı şimdi tüm bu cümleler:) neyse en iyisi sadede geleyim ben, başlığı okuyup merak edip gelenler vardır belkide, onlara haksızlık etmemek lazım değil mi.
dün gece habertürk’te Fatih Altaylının konuğu İskender Pala’ydı. aşk hakkında çok güzel şeyler konuşuldu, müthiş beyitler okundu. edebiyata ilgisiz olanların bile sıkılmadan izleyeceklerine emin olduğum bir programdı. iskender pala bir hikayecik anlatarak bitirdi sohbetini, bu hikayeciği sizinle paylaşmak istedim ben de. bunca laf salatası sırf bu hikayeciği yazabilmek içindi aslında:)
”diyarın birinde sevgilisine aşık bir genç kız yaşarmış. bu gençkız sepetini koluna takmış sevgilisine doğru giderken yolda bir dervişe rastlamış.
 derviş genç kızı durdurmuş ve sormuş: -nereye gidiyorsun?
genç kız: sevgilime elma götürüyorum , demiş.
derviş: peki kaç tane? diye sorduğunda genç kız biraz kızarak cevap vermiş:
sevgiliye giden şeyin hesabımı olur?!
derviş bu cümleden öyle etkilenmiş ki hırkasının altında saklı bulunan tesbihini çıkarmış ve koparıp atmış…”

p.s.habertürk televizyonunda pazar geceleri yayınlanan Fatih Altaylı ile Teke Tek programını herkese tavsiye ederim. çok güzel konukları oluyor genellikle.