yanlış kararlar..

Ustaya başarısının sırrını sormuşlar;

– iki kelime, doğru kararlar…

-hepimizden …farklı olarak,

sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar;

– tek kelime, tecrübe…

“iyi de bu tecrübe denen şeyin sırrı ne?” demişler.

usta derin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş;

– yanlış kararlar..

hayata renk katan ilginç, eğlenceli, sevimli, korkunç ve gereksiz ürünler:)

bunlar da ne böyle demeyin, belki işinize yaramayacaklar ama ilginizi çekeceğine eminim. iyi seyirler:)

tuvalette tuvalet kağıdı niyetine bu 100lük dolarları kullanmak..? yorumu size bırakıyorum:)

bu güzel aparat cep telefonlarımız şarj olurken yerlerde sürünmesin diye tasarlanmış..

kapılarımızı açık tutmamıza yardımcı olacak şık ve çekici bir kırmızı ayakkabı tasarımlı kapı tutucusu…

bu kupaya su-ya da başka herhangi bir sıvı- konulduğunda içerisindeki kurbağa yakışıklı bir prense dönüşüyormuş:)

bu şey düğmesine basılıp karanlığa konuldugunda bir sivrisinek gibi vızzzlamaya başlıyor, lamba yakıldığında ise susuyormuş.. birilerini sinir etmek istediğimizde kullanışlı olabilir:)

soğuk kış günlerimizin vazgeçilmezi olabilecek kollu battaniye… ahh keşke benim olsan..

kitaplarımız düşmesin diye…

düğmesine basılıp karıştırılmaya başlandığında uzun uzun mööleyen kupa:)
sevimli kitap tutucular…
bunlar ve çok daha fazlası bu adreste..

aylardan Eylül, mevsimlerden Sonbahar…

mevsimlerden Sonbahar, aylardan Eylül
zamanlardan yağmurlu bir gün
çiçeklerden ıslak bir gül
hislerden hüzün
mevsimlerden Sonbahar, aylardan Eylül…
gözlerimde yaş var
cama çarpan damlalar gibi
öyle sakin, öyle titrek
hem çarpar, hem korkar
aylardan Eylül, mevsimlerden Sonbahar…
yağmur, seni izliyorum
annenin çocuğunu izlemesi gibi
tebessüm ediyorum sonra
Rabbin kulluk eden gence ettiği gibi
ellerimi açıyorum, avuçlarıma doluyorsun
yüzümü yıkıyorum seninle
ben de temizleneyim diyorum
aynı sen gibi
işte… yüzümde damlalar, dilimde dualar
aylardan Eylül, mevsimlerden Sonbahar…(E.Ö.E.)

                                       

hem mutluyum, hem umutlu:)

bu gece içim rahat, kalbim umutla çarparak koyacağım başımı yastığa.
 hem kendim, hem çocuğum, hem sevdiklerim hem de memleketim için çok daha iyi günlerin gelmesi, hepimizin özgürce, demokrasi içerisinde, daha rahat, refah düzeyi yüksek, yoksulluğun-işsizliğin-çalıp çırpmaların kalmadığı bir ülke içerisinde yaşamamız için dualar edeceğim, bu yolda atılan adımı hayra çıkardığı için de Rabbime şükredeceğim.
mutluluğumun bir büyük sebebi de basketbol milli takımımız dünya kupasında 2.liği elde ederek gümüş madalyayı ülkemize kazandırdı. onlara da burdan teşekkürlerimizi sunmamak olmaz di mi:) çok iyiydiler gerçekten…
o zaman ne diyelim: TÜRKLER UÇUYOR:))

3.maklube buluşması

maklube dosttur, dostluktur.. tatmayanın bir yanı eksiktir demiştim bir önceki maklube yazısında. o zamandan bu yana 5 aydan fazla zaman geçmiş ve pazartesi biz ( nagihan, esra, melek, munise, yeni arkadaşımız selma, ev sahibemiz ayşe ve ben ve çocuklar:) 3.geleneksel maklube buluşmamızı iftarla birleştirip miğdelerimize şenlik, gözlerimize bayram ettirdik.. maklube yine leziz, yine enfes, yine yine yine çokkk güzeldi.. yaa karnım acıktı ama benim:(

bayram zamanı, bayramlık zamanı

bu ramazan da geldi geçiyor ve yerini bayrama bırakmak üzere. her bayram oldugu gibi bizim evde bayram hazırlıkları yine son haftaya kaldı. yıkanacaklar yıkanmaya, alınacaklar alınmaya, listeler yavaaş yavaaş uzamaya başladı nihayet. kocaman kadın oldum ama hala her bayram öncesi içim kıpır kıpır oluyor. evim tertemiz olsun, rengarenk şekerler şekerlikleri doldursun, mutlaka ama mutlaka bayramlık cicilerimiz dolapta hazır olsun istiyorum:)
ilk olarak avm dolaşarak başladık hazırlığa, bugünün yani 1.günün karlısı prenses oldu. onun bayramlıkları ”hemen hemen” hazır gibi. darısı sevgili ile benim başıma:))
P.S. yukarıdaki foto kötü, kociş yan bakmış, prensesin ise kafası karagöz olmak için ufak kalmış ama olsun. ikisi de çok tatlı bence:)