sevgili içsesim, sen bu satırları okurken ben…

Off, vicdan azabıyla doluyum bugün. yine yapamadım, yine beceremedim hakkıyla anne olmayı, ve biricik emanetimi üzdüm bu sabah yine:( nedir bu bendeki anlayamıyorum. çocukluğumdan kalma, karakterime yapışmış, yüreğimde sinsice bekleyip keyfi istediğinde bir canavar misali ortaya çıkıp herşeyi mahveden bir kara leke olmalı! ve ben bu kara lekeden bir türlü -tamamiyle- kurtulamıyorum.

eskiden, zeynebim 2 yaşına gelene kadar birçok yaptığımın yanlış olduğundan bile haberim yoktu. evet çok araştırdım, öğrenmeye çalıştım, hiçbir zaman umursamaz bir anne olmadım yani. gelgelelim hep yanlış yolun izini sürmüşüm de haberim olmamış. Freud, Ferber gibi bizim kültürümüze hiç de uymayan yöntemlere emek vererek heba etmişim koskoca 2.5-3 yılı.  hiç koyun koyuna yatmadım prensesimle, aman bana bağımlı olur, kendi ayakları üzerinde duramaz diye kendi kendine uyusun dedim ve kendimi de çocuğumu da mahrum ettim belki de dünyanın en güzel duygusundan:( mutlu olsun istedim elbet, ama bakıyorum da fiziki sağlığı için ruh sağlığını incittiğim olmuş biriciğimin. aman yeter ki yesin diyerek bak kuş geçiyor, bak bilmem ne, aaaa zeyneeeep şu arabaya bak diyerek zorla bişiler yedirdim, hem ben yoruldum hem o yoruldu aylarca. sonra tuvalet eğitimi… neyse daha fazla yazmayayım, kimbilir belki birgün bitanem okur da üzülür bu satırları. yanlış anlar beni.. bilemez bütün yanlışlarımı sırf onun için bilmeden yaptığımı…

zeynep 2 yaşına girmek üzereydi ki, bir gün hiç de adetim olmadığı üzere radyo kanalları arasında geziniyordum. derken kanalın birinde (burç fm) naif, ruh okşayıcı bir ses duydum ve kulak kesildim. ne hoş, çocuk eğitiminden bahsediyordu.. dinledim.. ve müptelası oldum. sonradan öğrendim ki o ses Anadolu Pedagojisinin kurucusu Pedagog Adem Güneş’e aitmiş. tam 2.5 yıldır dinliyorum, sadece dinlemekle kalmıyorum, okuyorum, mail grubu ile mailleşiyorum, arşivi dinleyip notlar alıyorum.

2.5 yıl öncesine göre çok değiştim, artık çocuğuma Rabbimin kutsal bir emaneti olarak bakıyorum, ona kendimi doyasıya vermeye özen gösteriyorum, fiziki sağlığından çok ruh sağlığını doyurmaya yönelik önemler alıyorum. onu tabii ki çok seviyorum ve ona bunu bolca belli ediyorum.

ama..ama..ama.. bazı anlar var ki, şöyle saniyelik anlar, ne oluyorsa bana o anlarda, sanki bütün bildiklerimi unutuyorum.. birkaç saniye içerisinde kendimi kaybediyorum sanki. ve sonrasında incittiğim için en kıymetlimi, kendimden nefret ediyorum. öyle pişman oluyorum ki…

işte böyle içsesim, ne yapsam da kurtulsam şu içimdeki kara lekeden? ne yapsam da dinse vicdanımın sesi!

Reklamlar

5 thoughts on “sevgili içsesim, sen bu satırları okurken ben…

  1. için için reddettiğin bir şeyi yapay olarak uygulamaya kendini zorladığın için olmasın? sadece bir anlığına aklıma geldi bu fikir.

    herşeyi oku, öğren, özümse..
    kendi doğrularına göre yetiştir çocuğunu.
    “Adem Güneş” hiç sevmem. Fikirlerine taraf değilim. Lakin, okudum.
    Freud’a da bayılmam. Ama okudum.
    Çocuk yetiştirmede tek doğru vardır. SENİN doğrun..

    Bir dönem yeri yerinden oynatan “erkekler marstan kadınlar venüsten” kitabının yazarı kaç senelik evliliğini bitirdi, o kadar biliyorsa kendi ilişkisini kurtarırdı…

    Çocuklarımı kendi doğru bulduğum şekilde yetiştiriyorum. Ne sevgisiz kalıyorlar, ne disiplinsiz. Doğdukları günden beri kendi yataklarında yatarlar. Canımız istediği zaman büyük yatakta oynaşır, gıdıklaşırız. Gırgır şamata da var. Ama “saat on, yatağa kon” dediğim anda, iyi geceler diler, yataklarına yatarlar.

    “Kültürümüz” biraz alt sırada kalıyor vermek istediğim eğitimin kriterleri sıralamasında. Dünya kültürü ve insan olmak üzerinde çalışıyoruz.

    Kültürümüzü, verdiğimiz eğitimin içine yedirdik diyeyim.
    😉
    usta değilim ama tecrübeli anneyim.. Anneler her zaman haklıdır. Vicdanlarını dinlerler, daha iyi dinlerler.
    İçlerinde son derece yeterli eğitime sahiplerdir zaten.. Allah bebeği verirken, anneliği de bahşediyor. Zeyno’cugun olabilecek en mükemmel annesi sensin..
    İçinden geleni dinle. İçine sineni yap.
    Yapma anne/çakma anne olmak, zorla iyi gelin olmaya çabalamak gibidir. hem kendini çok belli eder, hem de istemeden yaptığın için ruhuna ağır gelir, kaynanadan nefret edersin…
    der kaçarım..

    • evet, zeynebimin olabilecek en iyi annesi benim, ve evet çocuk yetiştirirken en önemli kural ”vicdanın sesini” dinlemektir. işte sırf bu sebepten dinliyorum Adem Güneş’i, o benim vicdanıma hitap ediyor çünkü, anne olmanın verdiği huzuru tekrar be tekrar farkettiriyor. ve onu dinlediğimde çocuğumun ne büyük bir nimet olduğunu hissediyorum yüreğimin taa derininde.
      fakat istemediğim halde yaptığım davranışlar… onlar, yaşanmışlıklarımın eseri biliyorum. başka bir bahanesi yok yani..
      yapma anne-çakma anne olmak, olmaya çalışmak… var mı, olabilir mi böyle birşey bilmiyorum. ama öyle aksettirdiysem yaşadıklarımı.. söyleyecek fazla sözüm yok, anlayamamışsınız beni.. ya da ne bileyim, anlatamamışım demek ki kendimi?

      daha anlaşılır bir yazıda yeniden görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

      • Sevgili 1bir, anlayamadığım için bağışla, net yazmadığın için yorumlamak zorunda kaldım ve anlaşılan yanlış yormuşum… içini ferahlatmak için yazmıştım..
        🙂

        iyilikler dilerim

  2. Sakın dindirme vicdanının sesini, o gösterecek sana gitmen gereken yolu. Mantıklı değil vicdanlı annelerdir mutlu olan ve mutlu eden. Hatalar mı?? Beşer olup şaşmayan var mıdır acaba? Prensesin de anlayacaktır seni merak etme 😉

  3. nilgün… di mi ama, beşer olup şaşmayan yoktur di mi? prensesim anlar beni di mi? yuppiiii:)
    ve bu söz alkışlanır ; ”Mantıklı değil vicdanlı annelerdir mutlu olan ve mutlu eden. ”

ne düşündün?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s